3 kişilik arkadaş grubumdan birisi aramızdan ayrıldığında diğer kalan ile tüm ilişkimizi kopardık ve bunu o başlattı. Bense onun hareketlerine karşılık verdim. Öküz öldü ortaklık bitti misali, bizi bağlayan diğer arkadaşımızmış meğer. Ben bunu hiç böyle düşünmemiştim, karşı taraf bunu gösterene kadar. Kusura bakmayın ama birinin hayatında mecburiyetmişim gibi hissedersem, o kişiyi hayatımdan ebediyen çıkartırım. Yaşananlar, paylaşılanlar baki kaldı. Arkadaşlık sonlandı.
Tüm ikili ilişkilerimde karşı tarafa verdiğim değerin milyonda birini kendime verseydim belki hayatı daha çok sevebilirdim
Masadan eksilenlerin yeri dolmadığı yetmezmiş gibi, masada kalanlarlada artık yola devam edilmiyor. En çok bu acıtıyor, en çokta bu koyuyor.
Yine senden kaçarken senin sokağında buldum kendimi. Aslında senden kaçmak sana yaklaşmakmış içimde bunu anladım. İkimizinde birbirimize deli gibi koşmak istemesi ama ikimizinde buna cesareti olmaması. İkimizinde birbirimizi bir kez daha ve bu sefer son kez kaybetmeye cesareti olmaması… Dünyanın en boktan hissi.
Ya bir çaresi kalmadıysa ?
Yine yine ve yeniden dostum dediğim insanın beni değersiz hisetitmesiy ile uyandım bugün. Acıyor artık içim insanların değersizleştirdiği birisi olmaktan acıyor içim…
Mutluluk o kadar uzak kalmış ki bedenimden.
Neydi, nasıl hissettiriyordu anımsayamıyorum bile.
Mutsuzum, hayattan zevk almıyorum, olur olmadık her yerde ağlayasım geliyor ve hakim olamıyorum göz yaşlarıma.
Hayat daha bi çekilmez oldu bu sıralar, anlam veremiyorum. Cevapsız kalıyor bütün sorular.
Sonra bir şarkı çalmaya başlıyor zihnimin derinliklerinde,
“Sadece nefes almak değil mi?
Hayattan hiç zevk alamıyorum
Madem senle olamıyorum
Arabayı köprüde bırakıyorum
Arkamdan hiç kimse ağlamasın
Denize çiçek at, bekliyorum”

Bir kadeh kaldırdım; hayatıma dokunan tüm yoldaşlara…
İlk teşekkürümüz geçmiştekilere, benimle sonsuz anılar paylaştıkları için…
Şuankilere sonsuz saygılar beni hala hayatlarının bir parçası yaptıkları için…
Gelecektekilere şimdiden merhaba, umarım benimle bir hayat paylaşmaya hazırsınızdır.
Ve son bir kadeh kalktı kaybettiklerimize, ruhu ışıklarla aydınlananlara, son kadeh sana çocuk, son kadeh sana…

Bir replik ne kadar dokuna bilirse, o kadar dokundu bu replik bana.
Ne mutlu bir sürü özel anlar biriktirdiğim insanlar oldu hayatımda.
Artık arkadaşlarımı daha çok yemeğe çağıracağım, daha çok fotoğraf çekineceğim, yorgunda olsam her çağırdıklarında koşarak yanlarına gideceğim, kendimden çok onlara vakit ayıracağım ve onlarla daha çok özel an biriktireceğim.
Sordu hastamın kızı bana, babamın durumu şimdi tam olarak ne diye.
Açık sözlü olamamı isterseniz eğer açıklamak isterim dedim.
Dolmuş gözleriyle gözüme baktı, bir yaş damladı, ağzından çıkan lütfen kelimesine eşlik eden…
Araftaydık bir süredir, ama artık yolumuz ve tarafımız belli, yanlış taraftayız ama artık bunun dönüşü yok… elden gelen her şey fazlasıyla yapıldı. Biz sıramızı saldık, artık sıra bizde değil dedim..
Daha açık olun dedi, hızlanan göz yaşlarıyla birlikte.
Daha açık oldum ona,
Ve sadece sıra zamanın sırası diye bildim ve artık en zoru olan veda kısmında olduğunu hatırlatım ona, sanki unutması mümkünmüş gibi, sadece kabullenememekti oysa ki. Ki hangimiz vedalara hazırızdır ki…
Çıktım odadan, camın ardından baka kaldım, kayıp giden hayatlara, dünyada ki en acı vedaya ve artık hissetmediğim duygularıma…
27.06.2021
- 18 yaşında annesine son vedasını eden çocuğu teselli etmek bitiremiyorum bile cümleyi.. Yüzüme baktı, gözleri iyi bir şeyler duymak için parlıyordu karşımda… Bir şey diyemedim, gözlerinin için baktım, uzunca baktım. Anladı, sessizce akan göz yaşlarını sildi ve son kez öptü annesini. Ah çocuk o kalbin bu vedayı kaldıramayacak kadar küçük çok küçük…
04.07.2021
- Bir vedaya daha şahitlik ettim… Son sarılmalar, son öpüşler ve son kez koklanan en sevdiğin… Tarifsiz bir sürü duygu gel-gitli, akan gözyaşlarının karıştığı fiziksel temaslar, son an olduğu bilinen o pişmanlıkların döküldüğü konuşmalar..

En çok bu koydu be çocuk, sen gideli 7 gün oldu… Hala kabullenememişken, orda son görülmen öldüğün gün kaldı…
Başka zamanda denk getiremedik, yapamadık, beceremedik…
Işığın bol olsun canım benim ışığın bol olsun…
01.07.2021
Gidişinin 46. Günü, koskoca 46 gün… Affet hala mezarına gelemedim… Gelirsem sanki içimde ki sende gidicekmiş gibi hissediyorum. Ben daha sana tamamen veda etmeye hazır değilim çocuk. Cesaretsizliğim için affet bu sefer de beni..
17.07.2021
Hafif rüzgarın estiği bir akşam üstü Caddebostanda oturmuşken, birden arkadaşım bugün ayın kaçı diye sordu. 17’si dedim. Sonra gözüm doldu ve bir damla düştü. Gidişinin 2. ayıydı…



